GÖZLER

Yeşilçam Sineması’nda gözler çok önemlidir. Sultan Bakışı diye bir tabir var Türkan Şoray’a ithafen. Gözlerini kullanabilen oyuncu star olmuş, takip edilmiştir hep. Kadir İnanır’ın numaralı bakışları vardır mesela. Cüneyt Arkın, AYhan Işık, Yılmaz Güney, farklı bakarlar. Tarık Akan, güzel adamdır, iyi oyuncudur, ama gözleri küçüktür, seçilmez pek.Fatma Girik’in gözleri renklidir, kocaman parlar, çeker insanı. Filiz Akın gözlerini uzun takma kirpiklerle destekler. Hülya Koçyiğit’in bakışları soğuk gelmiştir hep bana.
Kenan Pars’a bir gün röportaja gitmiştik Alican Sekmeç’le. (Konuşmaya açtı, yılların unutulmuşluğu…tam üç kaset doldurduk o gün BASAD’da -Bakırköylü Sanatçılar Derneği-). Kenan Pars, genç oyuncuları beğenmediğini, oyunlarını desteklemek için çok fazla el kol hareketine başvurduklarını söylemiş, iyi bir oyuncunun buna ihtiyaç duymayacağını belirtmiş, canlı olarak da göstermişti. Gerçekten de öyledir yılların kötü adamı. Ekonomik bir oyunu vardır; istediği ifadeyi gözleriyle zaten veriyorken abartılı devinimlere ihtiyaç duymaz.
Münir Özkul’u hatırlayın.  Tiyatrodan gelmedir oysa. O devasa hareketlere alışkındır, abartılı oyunculuğa. Ama perdede farklıdır, tam bir sinema oyuncusudur, minimalist, ama görkemli. O haliyle ailemizden biridir, sıcacık bakar gözleri. Adile Nşit, hep gülen gözleriyle eşlik eder ona, çocukluğumuzun masalcı teyzesi…
Yılan bakışlı Hüseyin Peyda, keza Yıldırım Gencer, o delikanlı oyuncuların abartılı hareketlerini göremezsiniz. Telaşsızdırlar, ama o telaşsızlıkta, o sükunette bir çekicilik vardır. Bilmezsiniz belki, o Hüseyin Peyda yıllar öncesinde başrolü oynadığı bir filmle Anadolu sinemalarında koltuk, kapı bırakmamıştır. (Mezarımı Taştan Oyun, Hüseyin Peyda & Atıf Yılmaz, 1951)
Örnekler saymakla bitmez ve gözler, bakışlar üzerine sayfalar dolusu yazı döşenilebilir Yeşilçam Sineması’na dair. Değil mi ki büyüklerimiz bir filmden bahsederken, “şu şu şöyle bakardı,” derler, o bakışıyla hatırlarlar o artisti. Bir oyuncunun posterini aldırtıp, duvarımıza astıran o bakışlardır.
Yeşilçam’ı özleten de…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir